|
 |
Kadınlar hamilelik, doğum ve özellikle doğum sonrası dönemlerinde kan
pıhtıları oluşturmaya daha yatkındırlar. Bu kanın özelliğinin değişmesinden
ve pıhtılaşma yeteneğinin, doğum sırasında fazla kanamayı önlemek için,
artmasından kaynaklanmaktadır. Bazen çok fazla genişlemiş olan rahim vücudun
alt bölümündeki kanın kalbe dönmesini güçleştirir. Her 100 hamileliğin 1
yada 2 sinde yüzeyel toplardamar pıhtıları görülür. Derin ven trombozu ise
bacakta daha derindeki toplardamarda oluşan pıhtıdır. Derin ven trombozu
eğer tedavi edilmezse pıhtı akciğerlere gidebilir ki buda hayati tehlike
oluşturur. Pıhtı oluşturma açısından daha fazla risk taşıyan kadınlar;
önceden pıhtı sorunu olanlar, 30 yaş üstünde olanlar, üç veya daha çok doğum
yapmış olanlar, uzun süre yatağa bağlı kalanlar, aşırı şişman olanlar ve
bacaklarında varisli damarları olanlar.
Yüzeysel toplardamar pıhtılarında (yüzeysel tromboflebit) uyluk yada
baldırda yüzeye yakın damar boyunca kızarıklık ve hassasiyet vardır. Derin
trombozda ise bacak ağır ve ağrılıdır, uyluk veya baldırda hassasiyet,
şişme, ve ayağı oynatınca (ayak parmaklarını yukarı kaldırınca) baldırda
şiddetli ağrı olabilir. Ultrason veya anjiografi gibi yöntemler pıhtının
tespitinde kullanılabilir. Eğer kan pıhtısı akciğerlere yürümüşse, göğüs
ağrısı, köpüklü ve kanlı balgam, hızlı kalp atışları, dudaklarda ve parmak
uçlarında morarma ve ateş görülebilir. Bu belirtiler acil tıbbi gözetim
gerektirir.
Bu durumun en iyi tedavisi oluşmadan önlemektir. Eğer kan pıhtılarına
yatkınlığınız varsa varis çorabı giyin. Yürümeden ve bacaklarınızı
azatmadan1 saatten fazla oturmaktan kaçının. Sık sık bacak alıştırmaları
yapın. Bir kere pıhtı oluşunca tedavi pıhtının tipine ve yerine göre
değişir. Yüzeysel olanlarda; dinlenme, bacağı yüksek tutma, merhemler, sıcak
buhar ve varis çorapları işe yarayabilir. Perin pıhtılarda ise akciğerlere
gitmesini önlemek amacı ile derhal pıhtı çözen ilaçlarla (genelde heparin)
tedaviye başlanır.
Kimlerde görülür?
 | Kalça eklemi, diz eklemi ve bacakları içeren
ortopedi ameliyatlarını takiben
 | Uzun süre yatmayı gerektiren hastalıklarda
 | Seyahatlerde bacakların uzun süre hareketsiz
kaldığında
 | Bazı kan hastalıklarında
 | Bazı habis hasalıklarla birlikte
 | Doğum kontrol haplarının DVT sebep olduğu
gözlenmiştir.
| | | | | |
Belirtileri nelerdir?
 | Bacakta şişme, renk değişikliği (diğer bacakla
fark)
 | Yürürken baldırda ağrı, şişkinlik hissi.
 | Baldırda gerginlik ve sertlik (diğer bacakla fark)
 | Baldırda sıkıştırma ile acı (diğer bacakla fark)
 | Bazen ısı farkı
 | Yüzeysel Venlerde dolgunluk (tek taraflı)
| | | | | |
Nasıl teşhis edilir?
 | Bacakta şişme, renk değişikliği (diğer bacakla
fark)
 | %50 hastada muayene ile doğru tanıya varılır.
 | Günümüzde doppler-ultrason en uygun tetkik aracıdır
 | Venografi günümüzde nadiren başvurulan tanı
yöntemidir.
 | Isotop venografi
| | | | |
Nasıl tedavi edilir?
KOPAN PIHTILARIN KALP DAMARLARINI TIKAYARAK ANİ ÖLÜME SEBEP OLMA OLASILIĞI
VARDIR. Bu nedenle teşhis edildiğinde acilen, hastane şartlarında Heparin
dediğimiz kan sulandırıcı ilaç damar yoluyla verilerek tedaviye başlanır. Bu
tedavi 7 gün kadar sürdürülür. Bu süre içinde yatak istirahatı şarttır.
Hastanın ayakları göğüs hizasından 15-20 cm yukarıda tutularak, kanın geri
dönüşü kolaylaştırılır. Daha sonra haplarla (Coumadine) en az 6 ay süre ile
kan sulandırılmasına devam edilir. Bu süre içinde orta sıkılıkta veya ölçüye
göre hazırlanan varis çorabı kullanılır. İlk 72 saat içinde tedaviye
başlanan hastalarda %70-80 oranında tam iyileşme sağlanır. Tromboflebit,
takısı nedeniyle iltihabi bir süreci tanımlamakla beraber, bu non-bakteriel
bir yangıdır, ve klinik olmaktan çok, patolojik anatomik bir tanımlamadır.
Geç kalınırsa ?
İlk 7 gün içinde aynı prensiplerle tedavi denenir. Tam başarı oranı %20-50
arasıdır.
7. günden daha geç teşhis edildiğinde, ağızdan kan sulandırıcı ilaçlar,
varis çorabı istirahat uygun olacaktır. Bu şartlarda hastalığın bazı
sekellerle iyileşmesi olasıdır.
Damar içindeki pıhtı ameliyatla alınmaz mı?
Atardamarlardaki (arterler) pıhtıların aksine, tromboflebitte, pıhtını
cerrahi yöntemlerle çıkartılması, yukarıda tarif edilen tedaviden daha iyi
sonuçlar vermemiştir. Ender durumlar dışında (venöz gangren), DVT tedavisi
kesinlikle ilaçlarla yapılmaktadır.
Pıhtının kalbe gitmesi nasıl önlenir?
Erken teşhis ve tedavi en etkin yöntemdir. Özel durumlarda bir kateter ile
karındaki ana toplardamar (Vena Cava ) içine filtreler yerleştirilir.
Damar içindeki pıhtıyı eriten ilaçlar var mı?
Streptokinase, urokinase ve PTA yeni oluşmuş pıhtıları eritmede kullanılan
ilaçlardır. Şiddetli yan etkileri ve çok yüksek maliyetleri ve diğer tıbbi
tedavilere belirgin üstünlükleri olmadığından DTV tedavisinde tercih
edilmezler. Tedavi etkili olmazsa? Herhangi bir sebepten tedavi başarılı
olmazsa hastamızda çeşitli derecelerde, Kronik Venöz Yetersizlik olarak
adlandırdığımız toplardamar hastalığı ortaya çıkar. |
|